İnsan davranışlarını ve düşünce biçimlerini en çok şekillendiren unsur alışkanlıklardır.
Zaman içinde öğrenilen rutinler, bireyi olduğu kadar kurumları da konfor alanında tutar. Bu alan güvenlidir, tanıdıktır ve risk içermez gibi görünür. Ancak aynı zamanda yeniliğin ve inovasyonun önündeki en büyük engeldir.
Bugün birçok firmanın dijitalleşme yolculuğunda yaşadığı temel problem de tam olarak buradan kaynaklanmaktadır.
Konfor Alanı: ERP Her Şeydir Algısı
Kurumsal dünyada ERP sistemleri yıllardır firmaların omurgasını oluşturuyor. Finans, muhasebe, stok, satın alma, üretim gibi temel operasyonlar ERP üzerinden yönetiliyor ve bu durum zamanla şu algıyı oluşturuyor:
“Madem ERP var, her işi ERP ile yapalım.”
Bu düşünce, tıpkı bireysel alışkanlıklarda olduğu gibi, sorgulanmadan kabul edilen bir rutin haline geliyor. Yeni bir ihtiyaç ortaya çıktığında ilk refleks şu oluyor:
- ERP’de bunu nasıl yaparız?
- Yeni bir modül mü alalım?
- Özel geliştirme mi yaptıralım?
Oysa çoğu zaman bu soruların kendisi bile yanlış alışkanlığın bir yansımasıdır.
Alışkanlıkların Bedeli: Yüksek Maliyet, Düşük Esneklik
ERP sistemleri doğası gereği:
- Standarttır
- Veri odaklıdır
- Değişime kapalıdır
Bu nedenle ERP üzerinde yapılan her özel geliştirme:
- Uzun analiz süreçleri,
- Yüksek danışmanlık maliyetleri,
- Test ve canlıya alma riskleri,
- Versiyon yükseltmelerinde yeniden çalışma ihtiyacı
gibi ciddi bedeller doğurur.
Firmalar çoğu zaman çok para harcar, ancak beklediği verimliliği elde edemez. Sorun teknolojide değil, alışkanlıktadır.
Alışkanlıklar Değişmeden Dijital Dönüşüm Olmaz
Bireysel hayatta alışkanlıklar değiştiğinde insan:
- Yeni fikirlere daha açık olur,
- Farklı bakış açıları geliştirir,
- İnovasyonu tehdit değil fırsat olarak görür.
Kurumsal dünyada da aynı kural geçerlidir.
ERP’yi her iş için zorlamak yerine şu soruyu sormak gerekir:
“Bu gerçekten ERP’nin işi mi, yoksa süreç bazlı bir çözüm mü gerekli?”
Bu soruyu sormaya başlayan firmalar, BPM (İş Süreçleri Yönetimi) kavramıyla tanışır.
BPM: Alışkanlıkları Kıran Yaklaşım
BPM sistemleri:
- Süreç odaklıdır
- Esnektir
- Değişimi merkeze alır
- Sürekli iyileştirmeyi destekler
ERP’nin aksine BPM, işleri kalıplara sokmaz; işe göre süreç tasarlanmasına imkân tanır.
Özellikle Low-Code BPM platformları, alışkanlıkların kırılmasını kolaylaştırır:
- Sürükle-bırak ile süreç tasarımı
- Hızlı değişiklik ve yayına alma
- IT bağımlılığı olmadan iş birimlerinin sürece dahil olması
- Süreç performansının ölçülmesi ve iyileştirilmesi
Bu noktada BPM, ERP’nin alternatifi değil; tamamlayıcısıdır.
ERP + BPM: Doğru Alışkanlık
Başarılı firmalar ERP’yi:
- Finansal ve operasyonel veri yönetimi için kullanır
BPM’yi ise:
- Onay süreçleri
- Doküman akışları
- İstisnai iş senaryoları
- Kuruma özgü operasyonlar
- Sürekli değişen iş kuralları
için konumlandırır.
Bu yaklaşım sayesinde:
- ERP üzerindeki gereksiz özelleştirmeler azalır
- Maliyetler düşer
- Süreçler hızlanır
- Kurum değişime daha açık hale gelir
Alışkanlık mı, Gelecek mi?
Bugün firmaların karşı karşıya olduğu asıl soru şudur:
“Alışkanlıklarımızı mı koruyacağız, yoksa geleceğe mi hazırlanacağız?”
ERP’ye her işi yaptırmaya çalışmak bir alışkanlıktır. PaperWork BPM ile süreçleri esnek, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirmek ise stratejik bir tercihtir. Dijital dönüşüm; yeni sistemler almak değil, yanlış alışkanlıkları terk etmeyi göze almaktır.



