Merak

yapay zeka merak

Yapay zeka konusu ile ilgilenmeye başladıktan bir süre sonra en önemli çıkarımlarımdan birisi zeka dediğimiz şeyin aslında öğrenme yeteneği, öğrenme altyapısı olduğuydu. Çeşitli tanımlamalar ile farklı şekillere sokulan zeka, aslında beynin öğrenebilme yeteneğinden, öğrendiklerini saklayabilme, gerektiği zaman tekrar erişebilme yeteneği ve hızından başka bir şey değildi. Ve tabi ki zekanın bu derece öğrenme ile ilişkili olması arkasından öğrenmeyi dürtüleyen merakın da bir o kadar önemli olmasını gerektiriyordu.

İnsanlığı binlerce yıldır paylaştığı dünyada diğer canlılara karşı baskın hale getiren ana unsur tabi ki zekasıydı. Yani öğrenebilme yeteneğiydi. Bu öğrenebilme yeteneğini her seferinde, her olayda, her karşı karşıya kalınan bilinmezde dürten ve yeni öğrenme maceralarına iten de merak duygusuydu. İlerlemeyi, yeni keşifleri hep merak duygusu ve bu duygusunu öğrenme yeteneği ve cesaretleriyle (ki cesaretin büyüklüğü de merakın büyüklüğü ile orantılıdır bence) birleştirebilen insanlar sağlamıştı.

Elektrik-Elektronik konularına merakım ilkokul yıllarında başlamıştı. Bu merak sonunda bu işin mühendisliğine itti beni. O yıllarda, ilkokul öğretmeni olan babamın okuduğu, kullandığı amatör elektrik-elektronik dergileri çok ilgimi çekmişti. Kullandığı diyorum çünkü yaşadığımız köyde yeni yapılan bir kaç evin elektrik tesisatını döşediğine tanık olmuştum (Köy enstitüsü dönemi mezunu öğretmenlerin farklı yetenekleri vardı). Ohm kanununu anlamıştım. Direnç ve bobin kolaydı. Ama şu kondansatör işi canımı sıkıyordu. Nasıl birbirine dokunmayan, arada yalıtkan olan iki plaka iletim sağlayabilirdi. Tabi o zamanlar henüz alternatif akıma, frekans gerçeğine ve elektromanyetik dalgalara uzaktım. Yapacak tek şey vardı. Denemek… Merak ediyordum. Merakımı en kolay yenme yolu da denemekti. Evde parçalamaya başladığım eski bir radyodan, üzerinde yazılanlardan kondansatör olduğuna karar verdiğim bir parçayı çıkardım. Sonrasında hiç çekinmeden ne olacağını görmek için (aslında bir şey olmayacak diye düşünüyordum) uçlarını salondaki prize soktum. Ve tabi ki bir patlama, kesif bir duman, atmış sigortalar. Şaşırmış ve korkmuştum. Ama öğrenmiştim de: Frekans denen şey önemliydi.

Aslında bu merak duygusu, az ya da çok, öyle ya da böyle değişik alanlarda hayatımızda hep bizimle birlikte. Elektroniğe ve özellikle radyoculuğa olan ilgim hiç bitmedi. Ortaokul yıllarında işi artık alıcı-verici yapma aşamasına getirmiştim. Sonunda bir verici yapmıştım. İyi de yayın frekansı ne olacaktı? Sonuçta bir yerlerde bir şeyler alabilmeliydim ki anlayabileyim vericinin çalıştığını. Televizyon!! Evet, evet televizyon iyi bir alıcıydı. Geniş bir bantta çalışabiliyordu. Bir akşam çalıştırdım vericiyi. Bir yandan da evdeki televizyonu ayarlamaya çalışıyordum yayın frekansını yakalayabilmek için. Sonunda başarmıştım. Televizyonda yayın birden kesiliyor ve sadece gürültü kalıyordu. Keyfim ertesi sabaha kadar sürdü. Sabah komşuların akşam televizyon seyredememiş olmaları yüzünden şikayetlerini duymaya başlayınca çoktan “arazi” olmuştum. Bu kadar düşük güçlü yayının odadan dışarı çıkacağını düşünememiştim. Öğrenmiştim..

Merak öğrenebilmek açısından önemli bir dürtü. Merak ettiğimiz sürece etrafımızda olup bitenlere, her an gördüğümüz, şahit olduğumuz olgular hakkında gerçeklere daha farklı bakabiliyor ve öğrenebilme şansımızı arttırıyoruz. Bence, etrafımızdaki gerçekleri anlayabildiğimiz ölçüde de daha mutlu olabiliyoruz. Yoksa anlayamadığımız şeyleri üst benliğimizde umursamamak, beynimizin alt katmanlarının da bunlara ilgisiz kalmasını sağlamıyor. Ya bir şekilde çözüp atıyoruz öğrendiklerimiz havuzuna, ya da halının altına süpürmeye çalışıyoruz arka planda. Halının gittikçe kabardığının ve bizi rahatsız etmeye başladığının farkında olmadan.

Elektrik-Elektronik Mühendisliği lisans ve yüksek lisans eğitimimi tamamladıktan sonra ODTÜ’de doktora programına başlamıştım. Programda iki yıl derslere devam ediliyor, derslerden başarı ile geçtikten sonra da yeterlilik sınavına giriliyordu. Yeterlilik sınavı da yazılı ve sözlü olarak ayrı ayrı yapılıyordu. Doktora sözlü sınavlarında ODTÜ’de ilginç sorular ile karşılaşabiliyordunuz. Anlaşılmaya çalışılan doktora adayının bildikleri yanında bilmediği konularda çözüme yaklaşabilme ve yorum yapabilme becerisiydi aynı zamanda. Doktora sözlüsüne sırayla giriyorduk. Benden önce giren arkadaşım sınavdan çıkınca sorduk tabi ki ne sordular diye. Gökyüzünün neden mavi olduğunu sormuşlardı.. İlginç bir soruydu. Hemen açıklamalar yapmaya başladık kendimizce. Cevabı bilmiyorduk. Daha sonra bana da filtrelerin geçirmediği sinyallere ne olduğunu sordular (elektronikçi arkadaşlar bilir, filtreler girişlerindeki sinyallerin bir kısmını geçirirler). Tatmin edici bir açıklama yapabildiğimi hatırlıyorum. Bütün bu sorulara doğru yaklaşım ile çözüm aramanın ve bulabilmenin iki gerekeni olduğunu öğrendim sonradan: bilgi ve merak. Bilgi, bir disiplin içinde kazanabileceğiniz bir birikimdi. Ancak merak bir dürtüydü. Merak edecek ve merakınızın peşinden gidecektiniz.

Merak evrensel bir duygu, bir dürtü. İnsanlar gibi hayvanlar da merak ediyorlar ve sonucunda öğrenebiliyorlar. Merak etmediğimiz, merak etmeyi bıraktığımız zaman hayattan aldığımız keyif ister istemez azalıyor. Yeni şeyler anlamak, görmediğimiz yerlere gitmek, yapmadığımız şeyleri yapmak.. Bunlar için okumak, düşünmek, gezmek, denemek.. Bizi insan yapan, hayata daha sıkı bağlanmamızı sağlayan şeyler bunlar.

Hepinize merakınızın derecesinin yüksek olduğu keyifli bir yaşam diliyorum.

Sahi, gökyüzü neden mavi?

Taner Akdeniz, PaperWork AI Yapay Zeka Sistem Mimarı

Ne Düşünüyorsunuz?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


Bize Yazın

PaperWork'ü görmeden karar vermeyin!

Bizimle iletişime geçin, size özel bir demo gerçekleştirelim.

İhtiyaçlarınızı dinliyor ve sizin için özel bir demo hazırlıyoruz.

Kazançlarınız:
Sırada ne var?
1

Sizin için uygun bir zaman aralığı belirliyoruz.

2

Bir tanışma toplantısı düzenliyoruz.

3

Size özel bir demo gerçekleştiriyoruz.

Ücretsiz Demo Talep Edin

İş Başvurusunda Bulunan Çalışan Adayları İçin Kişisel Verilerinin İşlenmesine Dair Aydınlatma Beyanı

 

1. Veri Sorumlusu ve Temsilcisi

6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Hakkında Kanun (“KVKK”) uyarınca, GG Soft Yazılım Hizmetleri A.Ş. (“PaperWork”) olarak, veri sorumlusu sıfatıyla,

Online iş başvurusu yapacak olan çalışan adaylarımızın kişisel verilerini aşağıda açıklanan amaçlar kapsamında; hukuka ve dürüstlük kurallarına uygun bir şekilde işleyebilecek, kaydedebilecek, saklayabilecek, sınıflandırabilecek, güncelleyebilecek ve mevzuatın izin verdiği hallerde ve/veya işlendikleri amaçla sınırlı olarak 3. kişilere açıklayabilecek/aktarabileceğiz.

2. Kişisel Verilerinizin İşlenme Amacı

Başta KVKK mevzuatı olmak üzere ve ilgili mevzuat kapsamında, online iş başvurularında PaperWork ile paylaştığınız / paylaşacağınız kimlik, iletişim, askerlik durumu, mesleki deneyim, eğitim, görsel ve işitsel kayıtlara dayalı kişisel verileriniz, çalışan adaylarının başvuru süreçlerinin yürütülebilmesi, insan kaynakları faaliyetlerinin mevzuata uygun yürütülmesi, saklama ve arşiv faaliyetlerinin yürütülebilmesi ve sonuçlanabilmesi amacıyla işlenebilecektir. Bu kapsamda bahsi geçen kişisel verileriniz, işlenme amacıyla uygun süre zarfında fiziksel veya elektronik ortamda güvenli bir şekilde saklanmaktadır.

PaperWork tarafından kişisel verilerin korunmasına ilişkin olarak KVKK başta olmak üzere ilgili tüm mevzuatta öngörülen yükümlülüklere uygun hareket edilmektedir.

Online iş başvurusu ile elde edilen kişisel veriler; Kanunun 5. Maddesinde belirtilen;

Bir sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması kaydıyla, sözleşmenin taraflarına ait kişisel verilerin işlenmesinin gerekli olması,
Veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi için zorunlu olması,
Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için veri işlemenin zorunlu olması,
İlgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla,
veri sorumlusunun meşru menfaatleri için veri işlenmesinin zorunlu olması,
“İlgili kişinin rızası” hukuki sebeplerine dayalı olarak otomatik yolla işlenmektedir.

3. Kişisel Verilerinizin Aktarılması

Açıklanan amaçlar kapsamında işlenen yine yukarıda belirtilen kişisel verileriniz; KVKK’da öngörülen temel ilkelere uygun olarak çalışan adayı seçme ve yerleştirme süreçlerinin yürütülmesi amacıyla 1. Maddede belirtilen PaperWork ile ürün ve hizmet alıcılarına aktarılabilecektir.